İNGİLİZCE
  • Two wrongs don’t make a right. (İki yanlış bir doğru etmez.)
  • Keep your friends close and your enemies closer. (Arkadaşlarını kendine yakın tut, düşmanlarını ise daha yakın.)
  • A picture is worth a thousand words. (Bir resim bin kelimeye bedeldir.)
  • There’s no such thing as a free lunch. (Bedava yemek diye bir şey yoktur.)
  • There’s no place like home. (Ev gibi bir yer yoktur.)
  • The early bird catches the worm. (Erkenci kuş solucanı yakalar.)
  • Practice makes perfect. (Çalışma mükemmeli getirir.)
  • Easy come, easy go. (Kolay gelen kolay gider.)
  • One man’s trash is another man’s treasure. (Bir kişinin çöpü bir başkasının hazinesidir.)
  • You can’t judge a book by its cover. (Bir kitabı kapağına bakarak yargılayamazsınız.)
  • Don’t put all your eggs in one basket. (Tüm yumurtalarınızı aynı sepete koymayın.)
  • Honesty is the best policy. (Dürüstlük en iyi politikadır.)
  • A chain is only as strong as its weakest link. (Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.)
  • Two heads are better than one. (İki akıl bir akıldan daha iyidir.)
  • Good things come to those who wait. (İyi şeyler onları bekleyenlerin başına gelir.)