SAĞLIK

Hepimizin özünde geçmişten kalma bir çocuk saklıdır. Bu çocuk şu anki halimizin, kim olduğumuzun ve kim olacağımızın alt yapısını oluşturur.
Dr.R.Joseph

Her birimizin çocukluğuna ait hüzünlendiren anılarımız var. Alınmayan bir oyuncak, dışlandığımız bir oyun, gözüne giremediğimizi düşündüğümüz öğretmenimiz, sınavdan alınan düşük notlar, sınıf, okul hatta şehir değişiklikleri.. Asıl önemli nokta büyümekte olan bebeğin ve çocuğun hayatının dönüm noktalarında etraflarında neler gördüğüdür. Hata yaptığında, annesini üzdüğünde, başarısında, evde kırıp döktüğü eşyalar olduğunda, kimi zaman yalan söylediğinde , isteklerine ulaşamadığında, yaşına göre tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalındığında ona nasıl davranıldığıdır. Ailenin ve çevrenin ona verdiği düzenli gizli mesajları bir süre sonra çocuk kendi düşüncesi olarak içselleştirmeye başlar ve anne- babanın sesi artık çocuğun sesiyle yer değiştirmiştir ve kendi düşünceleri heline gelmiştir.

Şizofreni; kişinin düşüncesini, hareketlerini, duygularını ifade şeklini, gerçeği algılamasını çarpıtan ve kişinin diğerleriyle ilişkilerini bozan bir rahatsızlıktır. Şizofreni kişi neyin gerçek neyin hayali olduğunu anlayamaz ve çoğunlukla günlük hayatta problem yaşarlar. Şizofreni hayat boyu süren bir hastalıktır ve genellikle başlangıç yaşı 15-25 yaş arasıdır ama daha geç başlangıçlarda olabilir. Şizofrenik kişiler için dünya kafa karıştırıcı düşünceler, görüntüler ve sesler karmaşası gibi görünebilir. Şizofrenlerin davranışları çok garip hatta şok edici olabilir. Hastalar gerçekle ilişkilerini kaybettiklerinde oluşan ani kişilik ve davranış değişiklikleri olur.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
DEHB’ nin tanımı:
Kişinin bulunduğu gelişim dönemine uymayan, kalıcı ve sürekli olarak; Dikkati yoğunlaştırma ve sürdürmede güçlük, Dürtüsellik, Aşırı hareketlilik belirtilerinin görüldüğü bir sendromdur.

Kişinin gelişimini sosyal, duygusal ve bilişsel alanlarda etkileyebilen, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde başka psikiyatrik sorunların eklenmesine zemin hazırlayabilen bir bozukluktur.

Enüresiz yani alt ıslatma istemsiz olarak ya da isteyerak yatağa ya da giysilerine yineleyen işemelerin olduğu ve tanı konabilmesi için çocuğun 5 yaşından büyük olmasını gerektirir bir bozukluktur. En az 3 hafta boyunca en az haftada 2 kez ortaya çıkar.

Yalnızca gece (Noktürnal)
Yalnızca gündüz (Diürnal)
Gece ve gündüz (Diürnal ve noktürnal) şeklinde klinik görünümleri olabilir.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tedavisi (DEHB) çok yönlü planlanması gerekir. İlaç tedavileri davranışçı yöntemler, eğer varsa yapılan kan tahlilleriyle eksik olan vitaminlerin yerine konması ve beslenme düzeninde yapılacak değişiklikleri içerir.

Dünya Sağlık Örgütüne göre(WHO): "Sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir." Ruh sağlığı ise, kişinin kendisi ve çevresi ile denge ve uyum hali olarak tanımlanabilir, denge ve uyum katı ve değişmez değil, esnek ve var olan şartlara göre değişkendir. Freud ruh sağlığını söyle tanımlamıştır : sevebilen ve çalışan insan sağlıklıdır.

Şizofreni Nedir?
Şizofreni İçe kapanma, gerçeklere kayıtsızlık ve şahsiyet ikileşmesi, zihin bölünmesi, İçe yönelik düşünce yapısının yerleşmesi şeklinde beliren bir psikozdur. Şizofren kendine Özgü bir Dünya da yaşamakta, ilksel ve benmergezci (egosantrik) bir düşünce yapısına sahip bulunmaktadır. Kendi iç dünyasına yerleşmiş olan Şizofren Bir düşler aleminde yaşamaktadır. Bu hastalığa yakalanma yaşı genellikle 15-35 yaşları arasındadır. Vakaların büyük bir kısmında kalıtsal anıklık söz konusudur.

Depresyonun temelinde daha önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumu vardır. Ek olarak depresyondaki kişide kederli ve üzgün bir duygu durum ile birlikte görülen bazı değişiklikler zamanla oluşur. Bu durumda kişi her şeyi olumsuz olarak değerlendirerek karamsarlık düşünceleri ile geçmişi ve geleceği düşünmeye başlar. Bu düşünceler istemese de kişinin aklına gelir. Yani günlük yaşantıda her şeyin olumsuz taraflarını görür. Yalnız normal sınırlarda kabul edilecek gün içerisindeki duygulanımdaki çökkünlükler depresyon sayılmaz. Depresyon diyebilmemiz için aşağıda sıralanmış belirtilerin gün içerisinde hemen hemen gün boyu ve en az son on beş gündür devam ediyor olması gerekir.

İnsanoğlunun yaşamında doğumundan beri duygular vardır. İster olumlu ister olumsuz olsun duygular ihtiyaçlarımızın sesi; davranış ve düşüncelerimizin, seçimlerimizin ise makine dairesidir. Ömrümüz boyuncu duygularımız bize eşlik eder ve bize eşlik eden yalnızca olumlu duygular değildir. Duygulardan kaçamayız, kaçmamalıyız da!

Çocukların sağlıklı gelişimiyle bağlantılı son yıllarda ortaya atılan bir kavram bulunmaktadır. Bilimsel makalelerde ”Resilience” olarak tanımlanan bu terimin Türkçe karşılığı Psikoloji Terimleri Sözlüğüne göre ”sağlamlık”, ”dayanıklılık” olarak açıklanmaktadır.

Diyelim ki çocuğunuz okuldan eve geldi ama hiç mutlu değil ve gözleri dolmuş bir şekilde size: ”Hiç kimse beni sevmiyor!” diyor. Özellikle ortalama 7 yaşlarında duygularını tanıyan ve ailesi dışında sosyal yaşamı renklenmeye başlayan bir çocuktan bu tarz bir cümle duymak çok da şaşırılacak bir durum değildir.

Hiç ilişkilerinizde benzer rollere girip benzer tutumları sergileyerek farklı sonuçlar beklediğiniz oldu mu? Aslında bu soruya evet yanıtının verilmesi nadir görülen bir durum değildir. Pek çoğumuz geçmişimizde öğrendiklerimizle tutarlı davranma eğilimindeyizdir. Geçmişimizden getirdiklerimiz bizlerin daha üretken, sevgi dolu biri olarak yaşamasına izin verdiği gibi, yıkıcı sonuçlara da sebebiyet verebilir.